12 Temmuz 2019 - Basın Bülteni

Türkiye’nin Ödüllü Mücevherleri, Pekin EXPO 2019 Türk Günü’nde, Çinli Modellerin Defilesiyle Tanıtıldı   

Mücevher İhracatçıları Birliği, 1 – 7 Temmuz 2019 tarihleri arsında Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen EXPO 2019’a, 11. Mücevher Tasarım Yarışması’nda finale kalan 10 tasarımı ile katıldı.

Pekin’de Görücüye Çıktılar

Bu yıl “Bahçe Kültürü” konseptiyle açılan Pekin EXPO 2019, ana teması “Anadolu’nun Nadir Endemikleri” olan 11. Mücevher Tasarım Yarışması ile vizyon açısından da örtüştü. Bu çerçevede toplam 378 başvuru arasından finale kalan 10 farklı mücevher tasarımı, Pekin EXPO 2019’da yer alan Türkiye Pavilyonu’nda, ülkelerin üst düzey yöneticileri ve Türk üyeler tarafından ziyaret edildi.

100 Kişilik Özel Davet

Pekin EXPO 2019 kapsamında Türk ve Çinli mücevher oyuncuları ile tasarımcılarının bir araya gelebilmesi amacıyla 3 Temmuz’da ilan edilen “Türk Günü”nde 100 kişilik özel bir davet düzenlendi. Davete, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da katıldı. Davet kapsamında İstanbul’dan Pekin’e getirilen 10 farklı mücevher tasarımı, Çinli modellerin katıldığı bir defile ile Türkiye Pavilyonu’ndaki Bahçehane’de tanıtıldı.

“Asyalı Mücevher Birlikleri Başkanlarını İstanbul’da Ağırlayacağız”

Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Atasay Kamer, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin köklü kuyumculuk geleneğini küresel pazarlara girmesi için desteklemesi ve Pekin EXPO’da olduğu gibi belirli temalarda farkındalığın arttırılmasına yardımcı olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Mücevher sektörü denilince akla gelen en önemli lokasyonlardan olan Pekin EXPO’da Türkiye’nin kuyumculuk endüstrisinin gelişmesine katkı sağlayacak bir işe imza attık. Çeşitli yerel ve uluslararası tasarımcıların, basın mensuplarının, akademisyenlerin ve kuyumculuk liderlerinin saygın bir jürisinin titiz bir değerlendirme yaptığı ve en iyi 10 tasarımı belirlediği mücevher tasarımları Pekin Expo 2019’da seçkin davetliler ve Çin basınının katılımıyla gerçekleştirildi.”

Çin Pazarı Bizim İçin Önemli

Türk mücevher sektörünün dünyanın her ülkesinde bilinmesi gerektiğini ve bu alanda çalıştıklarını ifade eden Atasay Kamer, şöyle devam etti:

“Türk mücevher sektörü 35 bin kuyumcu ve 6 bin üreticisiyle Hindistan, Çin, ABD ve Rusya’nın ardından beşinci büyük Pazar, Hindistan ve Çin’in ardından üçüncü büyük üretici ve İtalya ile birlikte ikinci büyük ihracatçı konumunda olan stratejik bir sektördür. Belli aralıklarda içinde birçok farklı ülkeden satınalmacıyı İstanbul’da ağırlarken, aynı zamanda yaşadıkları ülkelerde de mücevher sektörümüzün tanıtımını yapıyoruz. Çin pazarı da, bizler için hedef pazarlardan biri olarak ön plana çıkıyor. Geçen yıl Çin’e gerçekleştirdiğimiz mücevher ihracatı 65,4 milyon dolar seviyesindeyken, bu yılın yalnızca ilk 5 ayında Çin’e 128,5 milyon dolar mücevher ihracatına imza attık. Pekin EXPO 2019’a katılarak Asya pazarındaki yerimizi güçlendirmek adına büyük bir adım attık. Asya pazarı ile ticari ilişkilerimizi perçinleyecek asıl adımı Ekim ayında 41 ülkenin katılımıyla İstanbul’da düzenlenecek 8. Asean Gem & Jewellery President’s Summit (8. Asya Mücevher İhracatçıları Birlikleri Başkanları Zirvesi) ile atacağız. Bu zirve ile Asya’daki mücevher birliklerinin başkanlarını iki gün boyunca İstanbul’da ağırlayıp ticari ilişkilerimiz geliştirerek ülke ekonomisine katma değer sağlayacağız.”

Mücevher İhracatçıları Birliği

Bakanlar Kurulu kararı ile 2003 yılı Temmuz ayında İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri çatısı altında kurulan Mücevher İhracatçıları Birliği, kar amacı gütmeyen yedi birlikten biridir. Yaklaşık binden fazla şirketin üye olduğu Mücevher İhracatçıları Birliği, sektörün yeni pazarlara ulaşmasını sağlayarak Türkiye’nin mücevherat ihracatını arttırma ve üye kuruluşlarının uluslararası platformlarda menfaatlerini koruma amacıyla faaliyet gösteriyor. Mücevher İhracatçıları Birliği’nin yürüttüğü çalışmalar arasında Türk mücevher ürünlerinin dünya pazarlarına tanıtmak için seminerler, yarışmalar, fuar ve sergiler organize etmek, potansiyel ihracat pazarlarına ticaret heyetleri ve çeşitli ülkelerden Türkiye’ye alım heyetleri düzenlemek yer alıyor. Uluslararası kanunlar ile ithalatçı ülkelerin ticaret yönetmeliklerindeki son düzenlemeleri takip edip üyelerini bilgilendirmek, hedef ülkelerde pazar araştırmaları yapmak, düzenli aralıklarla sektörün ihracat performansını raporlamak yine Mücevher İhracatçıları Birliği’nin görevleri arasında bulunuyor.

 

23 Mart 2019 - Basın Bülteni

11. MÜCEVHER TASARIM YARIŞMASI’NDA 60 BİN TL’LİK ÖDÜLÜN SAHİBİ “BEYAZ BAHÇE” OLDU

İlhamını “Anadolu’nun Nadir Endemikleri”nden alarak “Doğanın Sessiz Çığlığı” başlığıyla bu yıl 11’inci kez düzenlenen ve 378 tasarımla rekor başvuru alan Mücevher Tasarım Yarışması’nda, 60 bin TL’lik ödülü kazanan “Beyaz Bahçe” adlı tasarımıyla Hilal Kalender oldu. Yarışmada “Aşkın Çiçeği” ile Ebubekir Kaygusuz ikinci ve “Dönüşüm” ile Ayhan Yılmaz üçüncü seçildi.  

Yarışmada finale kalan 10 tasarım, koreografisi Asil Çağıl tarafından gerçekleştirilen ve ünlü manken Özge Ulusoy’un podyuma çıktığı defile ile davetlilere tanıtıldı.

Yarışmanın final gecesi, mücevher sektöründen birçok isim ve markanın ödül aldığı anlara sahne oldu. İlk olarak “Ustalara Saygı” töreni düzenlenirken sektörün çınarlarından Atasay Onursal Başkanı Atasay Kamer, “Sektör Duayeni” olarak ödüllendirildi.

Törende, 2018 yılında rekor ihracata imza atarak şampiyon olan markalar ödüllerini aldı.

Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl “Anadolu’nun Nadir Endemikleri” teması ve “Doğanın Sessiz Çığlığı” başlığıyla düzenlenen 11. Mücevher Tasarım Yarışması’nın sonuçları, 22 Mart Cuma akşamı düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.

Sunuculuğunu Öykü Serter’in üstlendiği tören, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ve Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar’ın konuşmalarıyla başladı.

İsmail Gülle: “Mücevher hem tasarım hem de katma değer içerir”

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle yaptığı konuşmada,  “Geçmişten geleceğe sektörün önde gelenleri ile buluşmak, doğudan batıya her ülkeden misafirleri ağırlamak hepimiz için çok önemli bir deneyim… TİM olarak inanıyoruz ki Mücevher Tasarım Yarışması ile ortaya konan fikirler ve tasarımlar, önümüzdeki dönemde sektöre ışık tutacak” dedi.

İsmail Gülle, şunları söyledi: “Tasarımcı, tecrübelerini ruhunu ve sevgisini işine katarak, ortaya çıkarttığı ürün ile yaşar; Bazen taşa, bazen tuvale, bazense takılara anlam yükler. Ortaya konan ürünün bedeli de, ürünün kendisi gibi özeldir. Mücevher sektörü özelinde ürün, baştan sona tasarım ve baştan sona katma değer içerir. İşte tam da bu noktada bu yarışma daha da önem kazanıyor. Katma değeri yüksek ürünler, gelecekte dünya ticaretinde bugünden daha fazla yer alacak. Bu noktada, sadece ülkemizin değil dünyadaki tüm ülkelerin daha yüksek katma değere yoğunlaşması, küresel refaha da önemli bir katkı sunacaktır.”

Mustafa Kamar: “Her mücevherin bir hikâyesi vardır”

Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar da, Dünyanın beş büyük mücevher fuarından biri olan İstanbul Mücevher Fuarı kapsamında düzenlenen Mücevher Tasarım Yarışması’nın bu yıl 11’incisinin gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Yarışma ile yeni tasarımların, ustaların ellerinden hayat bulduğunu görmenin ve bu mücevherlerin dünyanın dört bir yanına dağılarak Türk ekonomisine katma değer sağladığını bilmenin gurur verici olduğunu kaydeden Kamar, şunları dile getirdi:

“Her ustanın ya da her ürünün değil ama her mücevherin bir hikâyesi vardır. Bu gece, bu hikâyelerin kahramanları olarak bir kez daha en iyi tasarımı seçiyoruz. Bir rekor kırarak 378 başvuru almamız, bizi daha da cesaretlendirirken doğrul yolda olduğumuzu göstererek gelecek için umutlandırdı. Dolayısıyla, gelecek yıllarda tasarımcıların ve ürüne dönerek hayat bulacak tasarımların artacağına inanıyoruz. Başta tasarımcılar ve değerli jüri olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz.”

Ustalara Saygı Töreni

Konuşmaların ardından görkemli gece “Ustalara Saygı” töreni ile devam etti. Bu çerçevede sektördeki ustalar Arsin Ürün, Maksut Ürün, Vahey Ürün ve Miran Balık’a ödülleri takdim edildi.

Ardından Türk kuyumculuk sektörünün çınarlarından Atasay Onursal Başkanı Atasay Kamer, “Sektör Duayeni” olarak takdim edilerek ödüllendirildi.

2018 yılında rekor ihracata imza atarak “İhracat Şampiyonu” olan markalara da ödülleri verildi. Sırasıyla, Altından Mamul Mücevherat Kategorisi’nde Arpaş, Ahlatçı Kuyumculuk ve Istor Kuyumculuk; Pırlantalı Mücevherat Kategorisi’nde Zen Diamond, Storks ve Emel Diamond; Gümüşten Mamul Mücevherat Kategorisi’nde Onur Kardeşler Kuyumculuk, İpekyolu ve Talay Kuyumculuk ödül aldılar.

60 bin TL, Beyaz Bahçe il Hilal Kalender’in

11. Mücevher Tasarım Yarışması kapsamında aralarında Özgün Mücevher Tasarımcısı Avedis Kendir, Uluslararası Mücevher Sanatçısı Cosimo Vinci gibi isimlerin yer aldığı jüri tarafından finale çıkmaya hak kazanan 10 tasarım, ilk olarak koreografisi Asil Çağıl tarafından gerçekleştirilen ve ünlü manken Özge Ulusoy’un podyuma çıktığı defile ile davetlilere tanıtıldı. Ardından gecenin en önemli anında, 60 bin TL’lik ödülü kazanmaya hak kazanan tasarımın “Beyaz Bahçe” ile Hilal Kalender olduğu açıklandı. Gecede ikincilik ödülünü Ebubekir Kaygusuz’un “Aşkın Çiçeği”, üçüncülük ödülünü ise Ayhan Yılmaz’ın “Dönüşüm” adlı tasarımı kazandı.

Defne Samyeli’den Canlı Performans

Gece, ünlü şarkıcı Defne Samyeli‘nin yarışmaya özel tasarladığı repertuarı seslendirdiği canlı performans ile renklendi.

23 Mart 2019 - Basın Bülteni

11. MÜCEVHER TASARIM YARIŞMASI’NDA ÖZGE ULUSOY PODYUMA ÇIKTI, DEFNE SAMYELİ SAHNE ALDI

Öykü Serter’in sunuculuğunu üstlendiği 11. Mücevher Tasarım Yarışması’nın final gecesinde düzenlenen defilede ünlü manken Özge Ulusoy, podyuma çıkarak 60 bin TL’lik ödülü kazanan tasarımcı Hilal Kalender’in “Beyaz Bahçe” adlı tasarımını sergiledi.

Yerli ve yabancı yaklaşık bin davetlinin katıldığı gece, Defne Samyeli’nin muhteşem sahne performansıyla son buldu. Samyeli, 90 dakika boyunca hem Türkçe hem de İngilizce şarkılar okuyarak davetlileri coşturdu.  

Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl “Anadolu’nun Nadir Endemikleri” teması ve “Doğanın Sessiz Çığlığı” başlığıyla düzenlenen 11. Mücevher Tasarım Yarışması’nın sonuçları, Wow İstanbul Hotel’de 22 Mart Cuma akşamı düzenlenen görkemli bir törenle açıklandı.

Sunuculuğunu Öykü Serter’in üstlendiği tören, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ve Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar’ın konuşmalarıyla başladı.

Özge Ulusoy, 60 bin TL Ödülü Kazanan Tasarımı Sergiledi

Yarışma kapsamında aralarında Özgün Mücevher Tasarımcısı Avedis Kendir, Uluslararası Mücevher Sanatçısı Cosimo Vinci gibi isimlerin yer aldığı jüri tarafından finale çıkmaya hak kazanan 10 tasarım, ilk olarak koreografisi Asil Çağıl tarafından gerçekleştirilen ve ünlü manken Özge Ulusoy’un podyuma çıktığı defile ile davetlilere tanıtıldı.

Defilede ünlü manken Özge Ulusoy, 60 bin TL’lik ödülü kazanan Hilal Kalender’in Beyaz Bahçe adlı tasarımını sergiledi. İkincilik ödülünü Ebubekir Kaygusuz’un “Aşkın Çiçeği”, üçüncülük ödülünü ise Ayhan Yılmaz’ın “Dönüşüm” adlı tasarımı kazandı.

Defne Samyeli’den Canlı Performans

Gece, ünlü şarkıcı Defne Samyeli‘nin yarışmaya özel tasarladığı hem Türkçe hem de İngilizce olan repertuarını seslendirdiği canlı performans ile renklendi.

25 Ocak 2019 - Basın Bülteni

11. MÜCEVHER TASARIM YARIŞMASI’NDA YARI FİNALİSTLER BELLİ OLDU

 

Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen Mücevher Tasarım Yarışması’nın yarı finalistleri belli oldu. 

Toplam 378 başvuru arasından titizlikle seçilen 10 tasarım arasından 60 bin TL’lik ödülü hangisinin kazanacağı, 22 Mart akşamı düzenlenecek final gecesiyle açıklanacak.

 

Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından “Anadolu’nun Nadir Endemikleri” temasıyla düzenlenen 11. Mücevher Tasarım Yarışması’nda yarı finalistler, jüri tarafından gerçekleştirilen yoğun çalışmalar sonucunda belirlendi.

Bu yıl rekor sayılabilecek şekilde 378 başvurunun alındığı yarışma kapsamında yerli ve yabancı isimlerden oluşan jüri üyeleri, Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetimi ile bir araya gelerek belirledikleri 10 tasarımcıyı açıkladı. Buna göre yarı finalist olmaya hak kazananlar şöyle;

A-OGR-13725, A-OGR-509006, A-OGR-104122, A-PRF-210484, A-OGR-157727,

A-PRF-333077, A-OGR-282256, A-PRF-720118, A-OGR-402010, A-PRF-992298

 

Yarı finale kalan tasarımlar, 25 Şubat’a kadar devam edecek olan üretim sürecinin ardından 22 Mart akşamı final gecesine özel bir defile eşliğinde ilan edilecek. Bu yıl birinci olacak tasarımın sahibi, 60 bin TL’lik ödülü kazanacak. Yarışma kapsamında ikinciye 30 bin TL ve üçüncüye de 10 bin TL ödül verilecek.

 

 

 

 

Jüride Birbirinden Değerli İsimler Yer Alıyor

Anadolu’nun nadir endemik çiçeklerinin mücevhere dönüşerek doğanın sesini yansıtacağı tasarımları, Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ayşe E. Coşkun Orlandi, Altınbaş Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Takı Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sıdıka Rodop, Özgün Mücevher Tasarımcısı Avedis Kendir, Uluslararası Mücevher Sanatçısı Cosimo Vinci, Stil Danışmanı Deniz Marşan, Firma Sahibi Yasemin Alibeyoğlu ve Vogue Dergisi Mücevher Editörü Didem Dayıcıoğlu’ndan oluşan jüri seçecek.

Birbirinden değerli jüri üyelerinin yarışmaya ilişkin görüşlerini ise şu şekilde oldu;

 

Özgün Mücevher Tasarımcısı Avedis Kendir: “Geçmiş dönemlere göre ilerleme gördüm. Açıkçası çok sevindirici bir durum. Katılımcı sayısının artması sebebiyle emeği geçenleri ve katılımcıları tebrik ediyorum. Tasarım yarışmasının bu denli ilgi görmesi sevindirici bir durum. Her sene gelişerek daha fazla teşvik edileceğini düşünüyorum.”

 

Altınbaş Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Takı Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sıdıka Rodop: “Öğrencileri teşvik etmek için çok doğru bir yöntem. Özellikleri yurtdışı eğitimi öğrenciler için oldukça yararlı olacaktır. Sektöre yeni tasarımcılar kazandırmak için önemli bir yarışma olduğunu düşünüyorum.”

 

Stil Danışmanı Deniz Marşan: “Katılımcı sayısının fazla olması oldukça sevindirici bir durum. Ödüller de azımsanmayacak derecede önemli diye düşünüyorum. Birbirinden özel çalışmalar var. Yeni tasarımcıları üretmeye yönlendiren ve sektöre değer katan önemli bir yarışma olması sebebiyle bu tür yarışmaları çok değerli buluyorum.”

 

Uluslararası Mücevher Sanatçısı Cosimo Vinci: “Yarışmaya katılan çok sayıda katılımcı, genç yaratıcı insanlar tarafından takı dünyasında ortaya çıkma arzusu olduğunu anlamamı sağlıyor. Bu zor görevi mükemmel bir şekilde organize edebilecek organizatörleri alkışlıyorum. Türkiye’nin yaratıcı gücünden çok etkilendim. Gelecek, tutkuyu mesleğe itebilecek olanların elinde… Her çalışmayı sevdim. Sanatı görmek güzel”

Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ayşe E. Coşkun Orlandi: “Günümüzde yenilikçi tasarım her alanda ve her endüstride kalıcılığın en önemli bileşeni olarak karşımıza çıkıyor. Tasarım yarışmaları da yaratıcı ve yenilikçi bir tasarım ortamı yaratmak, hem yeni nesil tasarımcıları hem de profesyonelleri bu ortama davet etmek için en etkili araçlardan biri. Bu geleneğin oluşması ve özgün, yenilikçi tasarımın üretimin genlerine nüfuz etmesi için çok daha fazla tasarım yarışmasına ve ödül sistemine ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”

 

Firma Sahibi Yasemin Alibeyoğlu: “11. JTR Tasarım Yarışması’nın altın takı ve mücevher sektörüne oldukça önemli katkıları olduğuna inanıyorum. Yeni arkadaşların sektörle tanışması, profesyonel tasarımcıların da kendilerini göstermeleri açısından artıları var. Sektörde faaliyet gösteren firmalar da bu yetenekli arkadaşları tanıma fırsatı buluyor. Saygın ve çok yönlü bir jüriyle çalışmış olmaktan büyük mutluluk duydum. Yaratıcı estetik, ergonomik ve özgün tasarımlar arttıkça Türkiye’de bu sektörde daha çok söz sahibi olup saygınlık kazanacaktır.”

 

Vogue Dergisi Mücevher Editörü Didem Dayıcıoğlu: “Sadece bu yarışma özelinde değil genel olarak, neticesinde gençlerin desteklendiği her proje içinde olmaya, desteklenmeye değer bence. Konu mücevher olduğunda ise uygulama ve materyal çok önemli sadece fikir tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. Dolayısıyla finansal nedenlerle üretim aşamasına geçemeyen bir çok şahane fikir tükenip gidiyor. Bu yarışma vesilesiyle genç tasarımcılar, fikirlerinin üretim sürecinde neye dönüştüğünü, ne tür bariyerlere takıldığını daha yakından görme fırsatı ediniyor. Sadece dereceye girmek değil özel bir deneyim şansından bahsediyoruz. Ve bence günümüzde bu çok kıymetli.”

6 Aralık 2017 - Basın Bülteni

Mücevher İhracatçıları Birliği Tasarım Yarışması jürisi ilk buluşmasını gerçekleştirdi.

Tasarımlar Haremin İhtişamını anlatacak


Mücevher İhracatçıları Birliği (JTR) tarafından her sene geleneksel olarak düzenlenen Mücevher Tasarım Yarışmasında bu kez konu olarak Haremin İhtişamı seçildi. Duyuruları yapılan yarışmaya başvurular sürerken, yarışma jürisi bir akşam yemeğinde buluştu. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan vekili Mustafa Atayık Türkiye’nin en yüksek katma değerini yaratan sektörleri arasında öne çıkan mücevher sektörünün yarattığı değeri daha da yükseltmek için tasarıma önem verdiklerini ve her sene başarı çizgisinin daha da yükseldiğini belirtti.

Mücevher İhracatçıları Birliği (JTR) tarafından her sene düzenlenen Mücevher Tasarım Yarışması bu sene Haremin İhtişamı temasını seçti. Birbirinden değerli isimlerden oluşan yarışma jürisi tanışma yemeğinde buluşurken 15 Aralık’ta başvuruları sona erecek olan yarışma için hazırlanan tasarımcılar da eserlerini göndermeye başladılar.

Tasarım ve moda dünyasından çok değerli isimlerle mücevher sektörünün önde gelen isimlerinden oluşan jüri üyeleri ilk kez tanışma yemeğinde bir araya geldiler. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan vekili Mustafa Atayık her sene kendileri birbirinden değerli adaylar arasından jüri seçmekte; jürinin de birbirinden değerli tasarımlar arasından kazananları seçmekte zorlandığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Mücevher ihracatımızı geliştirmek üzere yola çıktık. İhracatımızı geliştirmek, ürettiğimiz katma değeri arttırmak için tasarım konusunda ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyordu. Çok değerli tasarımcılarımız, yetenekli gençlerimiz vardı. Zor oldu ama oldu… Şimdi yıllar sonra bakınca ne kadar doğru yaptığımızı görüyorum. Bu yıllar içerisinde düzenlediğimiz tasarım yarışmalarında dereceye giren gençlerimiz gidip dünyanın her yerinde eğitim gördü, yarışmalara girdi ve başarılı sonuçlar aldı. O kadar başarılı olduk ki; mücevher fuarımızda tasarımcılarımıza ayırdığımız alan günden güne büyüyor; yakında mücevher tasarımı fuarı açmayı tartışmaya başlarsak kimse şaşırmasın.”

Haremin İhtişamı temalı mücevher tasarımı yarışmasının jürisi şu isimlerden oluşuyor:

“Kadim Biros (Biros kuyumculuk), Atilla Karat (Atilla Karat Kuyumculuk), Meltem Kurtulan (Kurtulan Kuyumculuk), Hakan Akkaya (Modacı), Bige Çalışkan (Group Medya Başkan Yardımcısı), Işın Görmüş (ELLE Dergisi Yayın Direktörü), Prof. Dr. Sezai Kırıkoğlu (İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı)

Jüri üyelerinin yanı sıra gecenin sunucusu Sevinç Satıroğlu ve defile koreografı Ferhan Aral’ın da katıldığı yemekte genç tasarımcıların başarılı çalışmaları ve bunun sektöre katkıları ele alındı. Yarışma için başvuru süresi 15 Aralık 2017 tarihinde sonra ererken, tasarımcıların eserleri de Mücevher İhracatçıları Birliği’ne ulaşmaya başladı.

25 Ekim 2017 - Basın Bülteni

Mücevher İhracatçıları Birliği tasarım yarışması konseptini belirledi

Haremin ihtişamı mücevhere yansıyacak…


Mücevher İhracatçıları Birliği (JTR) tarafından düzenlenen JTR Mücevher Tasarım Yarışması bu sene Haremin İhtişamı temasını seçti. 5 bin yıla kadar giden mücevher geleneğinin temsilcisi olan Türkiye, sahip olduğu kapasiteyi geleceğe taşımak istiyor. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner, sanıldığının aksine en değerli katkının tasarım olduğuna dikkat çekerek tasarımcıları yarışmaya davet etti.

Mücevher İhracatçıları Birliği her sene geleneksel olarak düzenlediği tasarım yarışmasının bu seneki temasını “Haremin İhtişamı” olarak açıkladı. 9 Ekim tarihinde başlayan yarışma başvuruları 15 Aralık tarihine kadar sürecek.

Türkiye’nin 5 bin yıllık bir mücevher geleneğinin temsilcisi olduğunu belirten Mücevher İhracatçıları Birliği (JTR) Başkanı Ayhan Güner, bu geleneği geleceğe taşımak istediklerini söyledi. Geçmişte ağırlık olarak altından mamul takı üretildiğinin altını çizen Güner; günümüzde altın takılan önemini koruduğunu ancak değerli taşlar kullanılarak üretilen mücevherlerin de payını arttırdığını söyledi. Türk mücevher sektörünün yüksek bir üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Güner sözlerine şöyle devam etti:

“Buradaki en önemli unsur katma değer. Değerli taş ve madenler kullanılarak üretilen mücevherlerde en değerli katkı tasarım ve işçilikten gelmeye başladı. Bir yüzüğün üretiminde 500 liralık altın ve 1500 liralık değerli taş kullanılabilir. Bir kuyumcu buradan kazanmaz; altın ve pırlanta bizim için hammaddedir. Ne kadar özel bir tasarım yaparsak, ne kadar başarılı bir işçilik sergilersek satış fiyatımız da o kadar yüksek olur. Mücevherlerimizi tüm dünyaya ihraç ediyoruz; üretim gücümüz ve tasarımlarımız büyük hayranlık yaratıyor. Fuarlarımızdaki tasarımcıların Designer Market stantları da dünyanın dört bir yanından ilgi görüyor.”

Geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen tasarım yarışmalarından önemli mesafeler kat edildiğini dile getiren Güner, bu yarışma ile hem Türk mücevher sektörünün hem de dünyanın yeni tasarımlar ve tasarımcılar kazandığını anlattı. “Tasarım bir mücevhere en yüksek değeri katan unsurdur” diyen Güner şunları söyledi:

“Geçmiş yıllardaki yarışmalarımızı kazanan ya da dereceye giren kardeşlerimiz ne mutlu ki dünya çapında saygı gören tasarımlarıyla küresel ölçekte de ödüller kazandılar. Türkiye’de dereceye giren tasarımcılarımızın dünya çapında da başarılı olması ne kadar isabetli çalışmalar yaptığımızı gösterdi. Amacımız ülkemizin mücevher üretim ve ihracat potansiyelini geliştirmek. Sadece ihraç etmek değil; yüksek katma değerli ürünler ihraç etmek istiyoruz.”

Yarışma organizasyonundan sorumlu Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Mustafa Atayık yarışmanın her geçen gün geliştiğini ve yarışma sayesinde tasarımcıların bir araya geldiği bir mücevher tasarımcı çevresi oluştuğunu dile getirdi ve şunları söyledi:

 

“Dünyanın en büyük mücevher endüstrilerinden birine sahibiz. Üretim gücümüz ve kalitemiz çok yüksek. Bazı değerli yetenekler vardı elbette ancak geçmişte sektör mensuplarımız ürün çizdirecek adam bulamıyordu. Oysa bu yarışma sayesinde bu kadar değerli insan kaynağını bir araya getirdik. Akabinde dünyanın ilk 5 büyük fuarı içinde yer alan İstanbul Jewelry Show’da tasarımcılarımız için özel bir alan ayırdık ve yerli-yabancı alıcılarla buluşmalarını sağladık. Mücevher üreticilerimiz tasarımcıların standlarını gezerek yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi sahibi oldular. Sektör ile tasarımcılarımızı buluşturabildiğimiz bu kanallar çok önemli. Mücevher Tasarım Yarışması sektör için hiç ummadığımız kapılar açtı. O yüzden her yıl yeni bir heyecan ile yarışma sürecine başlıyoruz ve bu motivasyonla sürekli bir sonraki adım için çıtayı yükseltiyoruz. Bu yıl belirlediğimiz “Haremin ihtişamı” temalı tasarımları da sabırsızlıkla bekliyoruz.”

Haremin İhtişamı konulu JTR Mücevher Tasarım Yarışması için başvurular 9 Ekim 2017 tarihinde başladı ve 15 Aralık 2017 tarihinde sona erecek. Bu sene 10. kez düzenlenen yarışmanın ödül töreni 23 Mart 2018 günü gerçekleştirilecek. Yarışmaya katılmak isteyenler Mücevher İhracatçıları Birliği web sitesindeki tasarımcı portalı ya da www.mucevhertasarimyarismasi.com adresinden ulaşarak bilgi alabilirler.